17 Haziran 2013

Ülkemize Barış Gelene Kadar Her gün: Türkiye'de Barış, Dünyada Barış Meditasyonları - Neden ve Nasıl

15. oturumunu 16 Haziran 2013 pazar günü yaptığımız Barış Meditasyonlarına ülkemize barış gelene kadar devam ediyoruz.

Her gün farklı saatlerde Türkiye'de Barış, Dünyada Barış meditasyonu için buluşuyoruz. Yönlendirmeli olarak yaptığımız bu meditasyonlarla, açığa çıkan gerginlik ve öfkeyi olumlu duygularla savıyor, ülkemize ve dünyaya tekrar huzur, sevgi ve barış tohumları ekiyoruz. Tüm destekçilerimizden ve takipçilerimizden de ister İstanbul Yoga Merkezine gelerek, ister evlerinizden katılarak meditasyon yaparak bize destek olmalarını rica ediyoruz. Bugüne dek destekleriyle Hindistan'dan, ABDnin farklı şehirlerinden, Kanada'dan katılmaya devam eden tüm arkadaşlarımıza gönülden teşekkür ederiz.

BU ZOR DÖNEMLERDE MEDİTASYONUN ÖNEMİ
Meditasyon yapmayı fazla 'pasif' bulan ve zaman kaybı olarak niteleyenlerin sorduğu sorular ve yogik görüşe göre verdiğimiz yanıtları aşağıda bulabilirseniz. Bu görüşlerde bizimle hemfikirseniz, sizler de bu görüşleri çevrenizle paylaşınız, anlatınız ki meditasyon yapanlar artsın, ülkemizde ve dünyada tekrar barış hüküm sürsün.

Meditasyon böyle bir ortamda nasıl fayda sağlar?:Fiilde gerçekleşen herhangi bir olumsuzluğun çözümü kadim yogik görüşe göre ancak düşünce planında düzelebilir. Olumsuz fiilde bulunan bir kişinin elindeki silah alınsa bile, bu kişinin eline fırsat bulduğunda yeni bir silah aldığı görülür; çünkü olumsuz fiilde bulunmasını gerektiren fikri henüz değişmemiştir. Bu fiili işlemesine sebep olan konuyla ilgili fikri değiştiği anda ise, elindeki silahı bırakır. Keza düşünceler söze, sözler fiile dönüşür. Sebep olan düşünce akışı değiştiği anda, sonuç olan fiil kendiliğinden ortadan kalkar. Bu nedenle yoga felsefesi, olumsuz fiilleri ortadan kaldırmak için, buna sebep olan olumsuz düşünceleri değiştirmemiz gerektiğini söyler.

İyi dileklerimizi, dualarımızı kime gönderiyoruz? 'Karşıt!' gruplara sevgi filan göndermek istemiyorum!:

Yogik görüş 'yaşa ve yaşat' ilkesine dayanır, keza herşeyin BİR olduğunu öğretir. Bir yerde olan saadet, her yeri etkilerken, bir yerdeki ıstırap da her yeri eşit ölçüde etkiler. Bu nedenle meditasyonlarla yayacağımız sevgi, kardeşlik, huzur ve barış titreşimi tüm 'tarafları' ve taraf olmayanları, Türkiye'yi ve tüm dünyayı içine alacak kadar geniş olmalıdır.
Bu Pollyanna'yı oynamak değildir. Bir önceki soruya verdiğimiz cevap, 'şiddet uyguladığını' düşündüğünüz grupların düşünce planının da şiddet eğilimli olduğu sonucunu doğurur. Bu nedenle bu kişilerin düşünce planlarına olumlu duyguların ekilmesi önemlidir. Yapılan meditasyonlar kimseyi dışarıda bırakmamalı, herkesi ve herşeyi kucaklamalıdır, hatta özellikle karşıt görüşte olanlara kendi içlerinde olan ilahi öz hatırlatılmalıdır!
Yoga seanslarımızda kullandığmız kapanış mantrası da aynı gerçeği ifade eder:
Sarve bhavantu sukinah / Hepimiz mutlu olalım.
Sarve santu niramayah / Herkes hastalıklardan uzak olsun.
Sarve bhadrani paşyantu / Hepimiz uğurlu olan şeyleri görelim.
Ma kascit dukha bhagbhavet / Kimse acı çekmesin.
Om Şanti, Şanti, Şanti / Om huzur, huzur, huzur.

Kapanış mantrasının okunuşu için tıklayınız: http://www.youtube.com/watch?v=FOhJiyRmO_0

Yoga uygulayıcısıyım, bu nedenle sadece sözel sataşmalarda bulunuyorum, bunda ne var ki?:
Birinci soruya verilen cevabı bir kez daha okuyunuz. Söz henüz fiile dönüşmemiş olabilir, ama dönüşmesi zaman meselesidir. Sözleriniz negatifleştikçe, bu sözleri doğuran kök-düşüncelerin de giderek olumludan olumsuza doğru kayması (ve nihayetinde olumsuz fiilde bulunmak) kaçınılmaz bir sonuçtur. Sözler, düşüncelerin somutlaşmış halidir; aynı şeyleri söyleye söyleye, söylediklerimizin doğru ve kati gerçek olduğuna ikna oluruz. Kültürümüzdeki bir şeyi yüz kez söylersen olur sözü de bu yogik gerçeği yansıtır. Bu nedenle yoga uygulayıcıları olarak sözlerimizin olumlu olması, huzur ve barış odaklı olması çok önemlidir.

Vallahi kötü konuşmuyorum, küfretmiyorum... Espri yapma ve yapılan esprilere gülmemde ne gibi bir sakınca var?


Sadece espri yapıyorsak sorun yok! Ama espri yapma (birlikte gülme) ve alay etme (bir kişiye gülme) arasında ince bir çizgi vardır. Espri aklı sakinleştirip karşılıklı dostluğu artırırken, alay etme ortamın gerilmesini, karşımızdaki kişinin düşüncelerin daha da olumsuz hale gelmesini sağlar, karşımızdaki kişinin egosunu incitir. Aklı olumsuzlaşan kişinin sözlerinin ve fiillerinin neler olacağını daha önce yazdık, lütfen tekrar okuyunuz.
Siz espri olsun diye bir söz söylediyseniz bile, karşı taraf bunu alay etme olarak yorumladıysa, bunun kutuplaşma yaratması, bu kişinin aklının olumsuzlaşması ve size bunun bedelini ödetmek istemesi kaçınılmaz bir sonuçtur. Bu nedenle espri yaparken karşı tarafın algısına dikkat edilmesi ve egosunu incitmemesi önemlidir.
Aynı şekilde, karşı taraf söylediğimiz esprileri duymasa ve gıyabında söylense bile, söylediklerimizin bir espri olduğunu bizler hatırlamazsak ve alaya dönüştürürsek, bu kez de bizim düşüncelerimiz olumsuz hale dönüşür! Keza kendimizi üstün sayma ve karşımızdakini aşağılama halimiz, egomuzu artırır. Düşüncelerimiz olumsuz hale gelirse neye dönüştümüzü hatırlamak için yine birinci soruya verdiğimiz yanıtı okuyunuz.

Peki ikna oldum :) Olumsuz düşünceleri kafamdan nasıl atacağım?
 
Akıl 'bunu düşünmeyeceksin' komutunu anlamaz, aksine düşünmek istemediğimiz şeyleri daha bir tutkuyla düşünür! Olumsuz düşünceyi kovmanın yolu olumlu düşünceyi başlatmaktır. İçe dönüş (pratyahara) aklın bu kontrolünü sağlamada kullanılan bir tekniktir.

Aklımız daha çok iç dialoglar halinde çalışıyorsa, bu düşüncelerin yerine bir söz (mantra) koymak, bu diyalogların azalmasına yardımcı olur. Kullanılacak mantra herhangi bir söz olabilir; isterseniz evrensel sessizlik sesi OM hecesini tekrar edin, isterseniz dini bir kelimeyi/heceyi kullanın, isterseniz türkçe bir kelime seçin (huzur, barış, kardeşlik kelimeleri gibi), yogik anlamda fark etmez. Keza bu sözü sadece, aklımızı sakinleştirmede ve ilham almada bir araç olarak kullanıyoruz...
Aynı şekilde akıl daha çok görselse, o zaman aklınıza gelen görseller yerine tek bir görsele odaklanın. Aklınıza olumsuz bir görsel geldiğini gördüğünüz her anda bir mum alevine bakabilir, aklınıza bir dağ manzarası getirebilir ya da sevdiğiniz kişinin bir fotoğrafını düşünebilirsiniz.

Bir diğer konu da şudur; akıl düşündüklerini söyler, bir süre sonra da bunları kişiye yaptırır dedik. Demek ki düşünceleri bir yandan değiştirirken, diğer yandan sözlerimizi ve davranışlarımızı gözlemleyip, bu seviyelerde de olumlu değişimi yaratırsak, aklın olumlu hale gelmesine yardımcı oluruz. Yani mümkün olduğunca olumsuz sözleri bir kenara bırakalım, olumsuz fiillerde bulunmayalım. Bu pasif kalmak değildir- bir egzersizdir, mutlaka düşünce planında meyvesini verecektir.

Meditasyon yapmaya karar verdim; ne yapmalıyım?
Bir çok farklı meditasyon tekniği vardır, en basitlerinden biri şudur:
Sakin ve sessiz bir yere oturun. Önce içe dönüşü başlatın, aklınızı böylece sakinleştirin. Daha sonra olumlu bir düşünceye odaklanın (barış gibi). Bu düşünceyi önce içinizde mümkün olduğunca yoğunlaştırın (barışı size hatırlatan anıları, görselleri, kavramları, sözleri hatırlayın, canlandırın, yaşayın), bunu bu düşünce sizi tam olarak doldurup, sizden taşmaya başlayana kadar devam ettirin. Daha sonra bu duyguyu yaymaya başladığınızı tüm dünyanın bu düşünceyle dolduğunu hissedin veya görselleştirin. İşe yarayıp yaramadığını sorgulamayın, (bu sorgulama nın kendisi olumsuz bir düşüncedir), işe yaradığını bilin, inanın!

Neden aynı saatte meditasyon yapmalı?
Yogik görüşte ayrı akıllar diye bir kavram olmadığı, herşey BİR kabul edildiği, kollektif tek BİR akıl olduğu için, bu TEK aklı olumlu yönde etkilemenin en kolay yolu bu aklı kullanan herkesin azami ölçüde aynı anda benzer bir tavırda kalması ve aklın olumsuz tavrını bilinçli olarak olumlu kalarak reddetmesidir. Elbette günlük hayatta kişisel meditasyon yaparken istediğimiz saati seçmek mümkündür, ama ortak bir amaç (ortak amacımız barışın hüküm sürmesi) için meditasyon yaparken aynı saatte meditasyona oturmak, hem kollektif akla yapılan bu doğrudan müdahalenin daha çabuk sonuç vermesini, hem de meditasyon yapan kişinin daha rahat aklı kontrol etmesini sağlayacaktır.  

Meditasyon yapmak zor geldi, başka nasıl barışa destek olabilirim?

Tek bir kişinin düşünce planını olumlu hale getirmesinin kendisi bile yeterince iyi bir destektir, kollektif düşünceyi olumlu etkiler. Sadece iyi dilekler göndermek, dua etmek, her tür olumsuz düşünceden (kaygı, korku, nefret, kıskançlık, endişe gibi) kişinin kendisini bir süre arındırması alternatif desteklerdir, desteğin sonu yoktur lütfen vazgeçmeyelim! Saatler size uymuyorsa, size uyan herhangi bir saatte meditasyon yapın, yeter ki yapın!

Ben de meditasyona destek olmak istiyorum, nerede toplanıyorsunuz? Biz İstanbul Yoga Merkezi'nde toplanıyoruz, isterseniz siz de gelin birlikte yapalım. (adres bilgisi: http://www.yogamerkezi.com/IYM/iletisim.htm) Gelemiyorum diyorsanız, evinizden ya da bulunduğunuz ortamdan destek verin, hiç fark etmez.

Barış Meditasyonlarını hangi saatlerde yapıyorsunuz?Biz İstanbul Yoga Merkezinde düzenli olarak her gün ülkemize barış gelene dek meditasyon yapmaya devam ediyoruz. Buna göre günlük programımızı değiştirdik; değişiklikleri ve meditasyon saatlerimizi aşağıda bulabilirsiniz:

Pazartesi günleri: 20.30'da Pranik enerji tekniği yerine
Salı günleri: 22.00'de
Çarşamba günleri: 20.30'da Pranayama / Nefes ile prana kontrolü yerine
Perşembe günleri: 19.30'da Akıl okuma / Pratyahara tekniği yerine
Cuma günleri: 12.45 - Pranayama / Nefes ile prana kontrolü yerine
Cuma günleri: 20.30'da Yoga sohbetleri / Yoga satsang yerine
Cumartesi ve Pazar günleri: 18.00'de

Not: Öğrencimiz değilseniz, salı günü meditasyon saatinde idari kadromuzun mesaisi bittiğinden merkezimize sizi üzülerek kabul edemiyoruz. Lütfen evinizden destek veriniz. Meditasyon için merkezimize gelen herkes öğrencimiz olsun olmasın, meditasyona ücretsiz katılabilirler.

Bu saatlerde bir değişiklik olmuyor değil mi?
İstisnai olarak meditasyon seans saatleri değişebilir, lütfen gelmeden önce telefon ederek (216. 3688482) bilgileri kontrol ediniz. Mesaj kutunuzu doldurmamak için her gün meditasyon anonsu için bülten göndermiyoruz; ama sürekli güncel tuttuğumuz aşağıdaki facebook ve twitter hesaplarına göz atarak da bizden sürekli haberdar olabilirsiniz:

https://www.facebook.com/ayca.gurelman
http://www.facebook.com/pages/IstanbulYoga/154411311258107
https://twitter.com/#!/IstanbulYoga


Gelin ülkemize ve dünyamıza barışın gelmesi için yoga uygulayıcıları olarak bize düşen görevi yapalım, olumlu olalım, çevremize olumlu olmayı önerelim...

Hiç yorum yok: